adnanornek @ bspor.net

Yaklaşık 15 gündür Avrupa'da başta Almanya olmak üzere futbolda gelişmiş ülkeler olan İtalya, İsviçre, Avusturya ve Fransa'da bir takım çalışmalar ve girişimlerde bulundum ve hala devam ediyor. Bu yıl açacağımız futbol akademi, altyapılar, scouting, futbolda sportif ve geliştirme konularında inanılmaz yeni uygulamalar ve tespitlerle tanışma fırsatı buldum.

Bundan son derece faydalandığımı futbolda gelecek adına önemli kazançlar ve birikimlerin oluştuğunu ileride sizlerle paylaşacağım. Futbolun her türlü kaynağının ve doğru yönetimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha tazelemiş bulunmaktayım.

Geçtiğimiz hafta yaklaşık 23 bin seyirci önünde ligin son sırasındaki Eskişehirspor'dan aldığımız mağlubiyet tadımızı kaçırdıysada bu ligden çabucak çıkmak için toparlanmamız gerektiğini söyleyebilirim. Ben hala iddia ediyorum bu sene bu lig inanılmaz istikrarsız ve Bursaspor bu ligin en fazla transfer yapan takımı.

Tabiki bu transferlerin ne kadar doğru olduğunu tartışmak lazım ama yine de bu ligin en iyi takımıyız. Eğer bu ligden direkt çıkmak istiyorsak bu iyi takımla mutlaka  iyi bir seri ve istikrara kavuşmamız lazım.

BURSASPORUMUZ BU HAFTA
Gelelim Osmanlıspor maçına... Ligin istikrarsız ve küme düşebilecek potansiyeli olan takımlarından bir tanesi rakibimiz. Zaten ligin son sırasındaki 4 takım Adanaspor, Osmanlıspor, Boluspor ve Eskişehir düşme hattındalar ve büyük bir sürpriz olmazsa 5-6 maçlık bir galibiyet serisi yakalayamazlarsa düşebilecek takımlar. Ama şöyle de bir gerçek var, bu takımlardan ikisine puan kaptırdık Adanaspor'u uzatmalarda yendik. Aynı şekilde Osmanlı'yı da... Demek ki rakibi ciddiye almadığımız ve konsantrasyon, analizini iyi yapmadığımız bu takımlar başımıza işler açabiliyor.

Bu maçları oynamak zordur, üst düzey futbol oynayanlar bilir.

O günkü maç ve saha şartlarına iyi ayak uydurmak lazım. 6 mağlubiyet bizim gibi ligin iyi bir takımı için ve ligi zirvede bitirmesi gereken bir takım için çok fazla. Takımımızın bölgelerdeki hücum  aksiyonlarına karşı takım savunmasını mutlaka iyi yapması gerekmektedir. Kalecimiz kazandığımız, kaybettiğimiz ve berabere kaldığımız her maçın kahramanı oluyor, böyle bir istatistik bir tek bu seneye mahsus olmak üzere bir tek Bursaspor'da var. Bu problemi sezon başından beri çözemedik. Sonuç itibarıyla kazanmamız gereken bir maç haftasına girdik ve sonucu lehimize çevirmek için her türlü hazırlığı yapmak zorundayız..

CİDDİ KONULAR BUNLAR
Yazmayayım diyorum yazmayayım diyorum ama bu Sportif Direktörümüzün ve Altyapıdaki vizyonsuz kardeşlerimizin kaçıncı kazaları... Ülkenin en büyük takımlarından birinin şampiyon olmuş takımlarından birinin ve altyapısı örnek olmuş takımlarından bir tanesinin bu traji komik olayı yaşaması ve ulusal basına hatta yurt dışındaki basına malzeme olması son derece üzücü bir durum...

Sizin nasıl haberiniz olmaz yöneticisi, sportif direktörü, altyapı sorumlusu ve scoutingi, bu durumun mazereti olmaz. Sizden habersiz başkanınız da dahil olmak üzere kimse böyle bir adım atmamalı. Değil profesyonel amatör lisans bile sizden habersiz çıkmamalı, çıkamaz. Sportif direktörü geçtim o hava cıva peşinde. Sezon başından beri orda olmayı haketmeyen üstüne üstlük bu işi yaparken antrenörlük diplomasını işleten biri. Ne güzel iş, önce bir işi adam gibi yapın.

Aynı şekilde altyapıdaki vizyonsuzları.. O orada o onun diplomayı kullanıyor tam bir keşmekeş. Olmaz böyle olmaz işinizi düzgün şekilde yapın. Yöneticileri zaten söylemeyeyim, ulusal basına hatta uluslararası basına malzeme olmayın, arada benimle gelin de kendinizi az da olsa geliştirin. Geçen hafta söyledim kesinlikle profesyonellerin Bursaspor'un değerlerinden olması şart.

Teknik direktör heryerden olabilir ama orada da mutlaka bir başarı kriteri ve kavramının olması gerekiyor. Kulüp yönetimindeki profesyonellerin ve sportif takımlara bakan yöneticilerin mutlaka ve mutlaka o işin uzmanı kişilerden ve o takımın değerlerinden  olması gerekiyor. Bu başarı, istikrar ve adaletin olması için şart..